30 Aralık 2010 Perşembe

Hakkı dedemler geldi sonunda...pazartesi akşamı geldiler...çok sevindim onları görünce,coştukça coştum..evde bağırıyorum,koşuyorum...durduramıyorlar resmen...yemek yeme harici sıkıntı çıkarmadım babanneme,onların deyimiyle ;hiç kaynamadım.. :) Hakkı dedem biraz hastaymış,doktora gidiyor...o yüzden onu hırpalamıyorum hiç oynarken,ilk başta ağladım biraz kucağına gitmek istedim,omzuna çıkmak istedim ama sonra anladım ki dedem hasta olduğu için beni alamıyor,artık hiç tepesine tırmanmıyorum :) canım hakkı dedeemmm diye seviyorum onu...onlar da beni çok seviyorlar,hiç de kızmıyorlar...güzel güzel anlaşıyoruz bakalım...
babam bugün uçağa binecekmiş,hem de iki kere..iş için istanbula gidip gelecek...akşama süpriz istedim ondan ama bakalım fırsatı olacak mı?

27 Aralık 2010 Pazartesi

cumartesi-pazar

bu cumartesi babamlaydım hep..annem sabah işe giderken kıyamamışlar bana babam sonra götürürüm demiş.ama bırakamadı babam beni,özlemiş bu hafta çok yoğundu benimle vakit geçirememişti fazla...götürmedi anneanneme ,ben de çok uslu bi çocuk oldum,babamı hiç üzmedim..oynadık,eğlendik,babam bana şarkılar masallar da uydurdu :) uyuduk beraber..sonra babam bana makarna pişirdi onu yedik...akşam annem ikimize de çikolata getirdi :) sonra da annemle üzümlü kek yaptık,babam için....
pazar günü de güne neşeli başladım annemle babam yanımda olunca ve uykumu da almış olunca...evdeydik hep,sadece öğlen bir saatliğine dışarı çıktık,onda da annem araba sürmeye çalıştı,babam ona öğretiyormuş da,direksiyona bi annem geçti bi babam ,ben de arkada onları izlerken uyuyakaldım...hakkı dedemler gelecek diye bekliyorum iki gündür ama hala gelmediler...işleri varmış biraz serpil halamla bitince geleceklermiş...hadi gelsinler artık,bugün gelcekler,şimdi gelsinler deyip duruyorum...

23 Aralık 2010 Perşembe

Asaf'ın lugatından...

ilk konuştuğu zamanlar,
emmmeee = süt isteği :)
det = su            
danne= dayı ,  putdanne = (muhterem dayı)
haha = hala
nennen = salıncak veya sallanmak

şimdilerde,
bıdı mama = hazır toz biberon mamaları (küçüklükten beri bıdı mama diyor)
dobacan = kobacan =kocaman
bu dagar = bu kadar
şu tafara = şu tarafa
tefelon   =telefon
şaşassın  = yaşasın
zamazaz  = yaramaz
tezoozon = televizyon
çizliliim  = çizgi film
kıfayet  =kıyafet
kufalör = kuaför
yütfen  = lütfen :))
etdamullah = elhamdülillah
teekkür ederim = teşekkür ederim

21 Aralık 2010 Salı

misafirlerimiz...

  pazar günü annemin işyerinden arkadaşları yüra (rüya) abla,güler teyze,hatice teyze ve senem abla (güler teyzenin kızı,onunla yeni tanıştım) bize geldiler...onlar geldiğinde uyuyordum ben ,sonra kalktığımda yine benim doğumgünümü yaptık,yüra ablamla mumları üfledik,hatice teyzemle pastayı kestik...sağolsunlar hepsi bana hediyeler de getirmişler...aslında çocuklarla pek de arası iyi olmayan rüya abla benimle pek güzel ilgilendi,pasta yedik beraber,lego yaptık...ama ben ona ayıp ettim biraz,legoyu yanlış yapıyorsun diye koca bi araba şeklinde legoyu yüzüne fırlattım,ama çok da isteyerek olmadı,tepkilerim çok hırçınlaşmış son zamanlarda annemler öyle diyor,neyse rüya ablam üzüldü,artık benimle oynamak istemedi..ben de hatamı anladım ya başladım ağlamaya...sonra arayı düzelttik yine,ertesi sabah anneanneme diyorum ki; anneanne ben yüra ablama biraz terbiyesizlik yaptım :) babama da ,yüra ablamı arasana baba,benim ondan özür dilemem gereekk dedim ...böyle işte...















    dün akşam da gülay teyzelere gittik anneannemle,çünkü arkadaşlarım azra ve akın geldiler tokattan,yukkiye halalarla birlikte.çok mutlu oldum,annem işten oraya geldi,resmen yüzüne bile bakmadım :) arkadaşlarımla oynadık,eve gitmek istemedimm.. yukkiye hala hastaymış,kalbi ağrıyormuş doktora gitcekler burda...Allah iyilik versin inşallah...
    annem akşam bi de inci nur kardeşimin geldiğini söyledi...dikmendeki ibo dedemlerdeymiş,ibo dede incinur'un dedesiymiş ama benim de dedem...bakalım inci ve gülşah teyzemle de görüşürüz inşallah...bende haberler böyle şimdilik...

18 Aralık 2010 Cumartesi

Herkes bu tafara :))

doğumgünümü kutladık,ben yine şendim,neşelendim :) arkadaşlarım geldi istediğim gibi,ereni görünce hemen hoşgeldin dedim,sarılıp öptüm,özlemişim onu...sağolsunlar herkes hediye getirmiş bana,teekkür ederim :) resimler semra teyzemin makinesinde annem henüz edinememiş,bunlar tlf.dakiler...pastamın üzerindeki yazının fikri babama ait , herkes bu tafara :)) ben, taraf diyemiyorum da :) canım babam, benim söyleyemediğim az sayıda kelime var ve onun çok hoşuna gidiyor,düzeltmeyelim böyle söylesin diyor...annem onları da yazacak bi ara. ... pastamın mumlarını erenle yarışa üfledikten sonra bir parmak kapıverdim pastadan,çok güldüler bana...kremasını parmakla yedim bikaç kez sonra :) yediğim de o kadar oldu zaten...pastanın üstündeki atları arabaları paylaşamadık bi türlü erenle :) balonlardan ağaç yaptık,hopladık zıpladık,erenin bana ve kendine aynısından aldığı balıklı oyuncağımızla oynadık,bazen araba kavgası yaptık,bazen anlaştık...mutlu bi akşam geçirdim arkadaşlarımla...gitmesinler diye ağladım giderlerken...gece de annem tuvalete götürmüştü beni,yaa batuhan abim nerdee  o götürsünnn diyormuşum :))

17 Aralık 2010 Cuma

Oğluma...

   Canım oğlum,cansuyum!! nasıl anlatılır ki içimdeki sevgin...anlatılması mümkün değil ki anne olan bilir...ne kadar şükretsem azdır Rabbime senin için,seni bize emanet ettiği için...daha dün gibi aklımda seni ilk gördüğüm an,karnımda küçük siyah bir nokta olarak ultrasonda....sonra o nokta bir fasulyeye :) dönüştü,sonra elin yüzün bacakların şekillendi,uzaylıya benziyorken :) , insana benzemeye başladın ...ilk başta çok korkuttun bizi,düşük tehliken vardı çünkü,çok korktuk seni kaybetmekten...daha minicikken öyle sevdim ki seni,Rabbim kalbimi sevginle öyle bir doldurdu ki....erkek miydin kız mıydın bilmiyordum,ama benim içimde bi candın,canımızdan bi parçaydın...dua ettik hayırlısıyla hayatta kalman için,sağlıkla bize kavuşman için..Rabbim demekki yaşamanı diledi,dünyaya geldin...daha doğduğun ilk saatlerde sesime tepki verişini ömür boyu unutamam annem,o mutluluğumu anlatamam...hamdolsun şimdi 3 yaşın bitiyor...inşallah hayırlı bir ömrün olur evladım, inşallah biz sana en iyi şekilde sahip çıkıp yetiştirebiliriz...
   Yavrum,canözüm,biricik evladıımm...senin annen olmak ne kadar mutluluk verici bi bilsen,senin gibi ince ruhlu,duygulu,anlayışlı bir çocuğun annesi olmak öyle güzel ki...sen özelsin bizim için,cansın,canımızsın...seninle hayatımız daha da anlamlandı,bize karşılıksız sevmenin,masumiyetin,duruluğun ne demek olduğunu öğrettin sen yeniden ve en anlamlı haliyle...yüreklerimizi ısıttı sıcacık gülüşün...o kıyamayışların,o isteklerini masumca dile getirişin,sevgi dolu kucaklayışın,bir anneyi hayatta daha ne bu kadar mutlu edebilir dediğim o masum öpücüklerin,anlaman,dinlemen,öğrenmeye olan merakın,merakla soru sormaların,yeni bişey öğrendiğinde,bişey başardığında gözlerindeki o ışıltı,zaman zaman bizi şaşırtan inceliklerin,kavrayışların,anlamlandırman hayatı kendince,kendi küçük pencerenden....bunların hazzını bilemezsin evladım,hamdolsun Rabbime bize seninle bu kadar kıymetli 3 yıl nasip ettiği için,seni bize nasip ettiği için...
   Oğlum,nazlı çiçeğimiz,kanatsız kelebeğimizsin sen...yüzümüzü güldüren,gönlümüzü dinlendirenimizsin...uykusuz çok geceler geçirdik seninle,minicik elinle parmağımı ilk tuttuğundan beri sanki hiç bırakamayacak gibi bağlandı yüreklerimiz,sütümle besledim seni hamdolsun Rabbim rızkını verdi de...geceleri kokunu içime çekerek uykuya dalmak nasıl güzel oğlummmm...senin canın yansa benim yüreğim sızlar annem,sen hasta olunca benim içim yanar,hiç hasta olmamanı dilerim ama Rabbim dermansız dert vermesin oğlum,bil ki baban da ben de hep yanındayız Rabbim izin vedikçe,sabahlara kadar başında da bekleriz,peşinde de koşarız,nazını da çekeriz annem yeter ki sen iyi ol meleğim...senin her yönden sağlıklı büyümen için hep çabalarımız...belki 24 saat yanında olamıyoruz oğlum ama biliyorum  ki Rabbim seni koruyup gözetiyor her daim...sabahları arkamdan ağlıyorsun ya bazen,içime damlıyor sanki gözünden akan yaşlar yavrum,masum yavrumm...seni hiç bırakmak ister miyiz annem,hep seninle olmak istemez miyiz...büyüdükçe bizi daha iyi anlayacağına eminim oğluşum ...
   İnşallah Rabbim hayırlı bir ömür nasib eder de bu satırları okumak nasip olur oğlum,biz ozaman yanında olur muyuz olmaz mıyız Rabbim bilir ama sen şunu bil ki anne-babanın sevgisi ,duası hep seninle olacak...seni hep bebekliğindeki gibi çok seveceğiz sen kocaman adam olsan da oğlum...Dilerim bahtın hep güzel olur evladım,dilerim hakkı hukuku bilen-gözeten hayırlı bir insan olursun,güzel bir mümin,iyi bir ümmet olursun inşallah..,Allah sevgisi,Peygamberimizin sevgisi yüreğinin en derininde olsun,Kuran ışığın olsun,helallere sarılıp haramlardan kaçınan ,doğruluktan şaşmayan,merhametli,şefkatli,kamil bir insan olursun inşallah....Dilerim hayat dikenlerini saan hiç göstermesin,hep iyilerle karşılaşırsın ,iyiliklerle yaşarsın inşallah...dilerim bize hep yakın olursun şimdiki gibi...
   Annem,biriciğim,annesinin gözbebeği,iyi ki doğdun oğlumm.iyi ki bizimlesin,hayatımın gülen yüzü,gönlümün sızısı,sevgimizin çiçeği,evimizin neşesi oğlummm...birlikte büyümek,birlikte öğrenmek,sağlıkla,huzurla,hep birarada ,sevgiyle,nice uzun yıllar geçirebilmek dileğiyle........bugüne kadar senin için harcadığımız tüm emekler,uykusuz geceler,yorgunluklar,tüm haklarımız helal olsun sana anneciğim...sütüm emeğim(bizde böyle derler oğlum) sonuna kadar helal olsun ...inşallah sen de bize haklarını helal edersin bitanem...SENİ ÇOK SEVİYORUZ....

14 Aralık 2010 Salı

bu da gerçek kardammadammm

kar yağdı yağdı birikti,sabah camdan izledim karın yağışını...babam da hemen resmimi çekti ama pencereden karlar tam gözükmedi...çıktık sonunda dışarıı pazar günü.kartopu oynadık,babamla bir olduk annemi kara boğduk. al sana al sana diye kar attım ona...annem resim çekmeye uğraşırken biz babamla bi güzel kardamadamımı yaptık,kar topladım getirdim hep..babam da benim getirdiğim karları düzeltti hep yıkılmasın diye kardamadam,kafasını da çok güzel yaptı.ama annem havuç getirmeyi unutmuş evden o yüzden burnuna havuç takamadık...çok eğlendim,üşüdüm ama yine de eve gitmek istemedim...ama hasta olursun dediler hem de ellerim çok üşümüştü artık gittik eve...evde de oynadık babamla canavarcılık oynadık :) sonra bi uyumuşum, 3 saat kadar...akşam da babam beni banyo yaptırdı bi güzel...mis gibi oldum :):)
oğlum kardamadamınla bi poz ver bakalım şöyle sarılır gibi yap da resminizi çekeyim dedim, anne öpiyim mi bi kere kardamadamımı diyor :):) sevgi dolu yavrum benim, maşaallah :):)

13 Aralık 2010 Pazartesi

pamuk kardamadam

cumartesi günü kar yağdı ama hava çok soğukmuş annem beni dışarı çıkarmadı..ben kardamadam diye tutturunca da hadi gel seninle pamuktan kardanadam yapalım dedi,sonra gerçeğini de yaparız dedi...ben de kabul ettim...renkli kartonumuz olmadığı için önce beyaz kartonu maviye boyadık,sonra da pamukları kardamadama dönüştürdük,atkı ve şapkasını da ben boyadım ,süpürgesi de annemin süslü kalemi oldu :)

sonra da pamuk kardamadamımı odamın kapısına yapıştırdık...

11 Aralık 2010 Cumartesi

şaşasııınnn, kar yağıyooor kardamadam yapıcaazz kartopu oynıycaazz :))

6 Aralık 2010 Pazartesi

keloğlan

babam at oldu,minderi de çuval yaptım kendime,bindim ata köyüme gidiyorum... :)

4 Aralık 2010 Cumartesi

siil operasyonu

Dün doktora gittik elimdeki siil için..annem dedi ki doktor amca bunu dızzt dızzt yapcak kurutacak,siilin kaybolacak,hiç acımayacak...ama nafile doktorun elime spreyi sıkmasıyla ağlamam bir oldu...canımı yakmasa ağlar mıyım hiç??? çok canım yandı,elim acıdı,ağladım,doktor amcaya kızdım,onu sevmiyorum bidaha da ona gelmiycem dedim...şimdi daha iyiyim bakalım haftaya tekrar gidecekmişiz,ikna oldum bakalım neler olacak...
      bi de dün hatice teyze bana ceviz göndermiş.. rüya ablam da yine hediye almış,oyuncak sepeti...ikinize de teekkür ederim :):)
 oğlumun dün elindeki siil için gittik doktora.yeni bi sprey çıkmış,onu siilin üzerine sıkıyor bir de merhem sürüyor,sonra kendiliğinden kuruyup düşecekmiş haftaya tekrar gideceğiz bakalım inşallah sorun çıkmaz...çok ağladı yalnız,Asaf kolayına ağlamaz,canı yanmasaydı o kadar yaygara yapmazdı..bebekken aşılarında bile iğneyi yerken azıcık ağlar sonra susardı,canı kayım der annem,öyle işte...neyse dün ben öğlen işe geldim onu bırakıp,çocuğum akşama kadar sıkmış elini hiç açmamış,hiç kullanmamış.ablalarıyla merve ablasına gitmişler akşam,orda ne oyunlar yapmışlar oğlum hep tek elle katılmış :) aldım eve geldim,doktora kızgın hala,ama anne canımı yaktı diyor..haa bir de; senin elinde bıçak kesiği vardı,sana da bu spreyden yapsaydı doktor diyor :) sonra akşam bi boş anını bulup elini açıverdim ve dedim aaa bak oğlum siilin kuruyor,bak iyileşiyor...o da baktı rengi falan değişmiş evet anne iyileşiyor dedi...sonra diyor ki, az evvel o doktora kızmıştım ama onu dövmek istemiştim ama artık dövmiycem anne,canımı yakmıştı ama şimdi acımıyo,iyileşsin diye yaptı o doktor kötü değil ki hem biraz kötüydü ama elimi acıtmıştı ama şimdi acımıyo artık ona kızmıyorum ...haftaya gitcez bakcak sadece aaa iyileşmiş diycek ben de sevincem... böyle uzun cümleler kurdu :)
sonra neşesi de yerine geldi,yatağın üstünde oynadık,babasını çağırmamı istiyor,napacaksın oğlum babanı diyorum,sevmek istedim de onu sevcem biraz buraya gelsin o da diyor...

bir de dün simit almışlar,bizimki paylaşmak istemiyor anlaşılan,anneannesine diyormuş ki; anneanne bu simit biraz kuru zor yeniyor,sen bunu yiyemezsin ben sana yarın kolay yenen simit alırım tamam mı yumuşak simit alırım :)

2 Aralık 2010 Perşembe

Yüya'nın süprizi :)

Bu aralar pek süpriz meraklısı oldum,anneme babama hemen hemen her akşam ,bana süprizin mii vaaarrr???  diye sorar oldum..dün annem dedi ki,oğlum sana Rüya ablanın bi sürprizi var bakalım beğenecek misin dedi...yüya ablam bana marketten renkli ve şekilli makarna almış,yesin de büyüsün demiş :) teekkür ederim yüya abla...makarnayı yedim, çok da beyendim :) ördekleri kapalım,tavşanı kapalım derken baya yemişim...işte resimler...


bir de akşam,babam anneme seslenmiş mutfağa giderken ,yavrum şu bilgisayara da bi tıklar mısın diye ...ben de salonda arabamla oynuyordum, hemen yerimden fırladım,babamın kucağına gidip onu öptüm ve tıklarım tabii dedim :) bana söylediğini sandım..babam da canım benim hiç çaktırmadı,annesiii ışığı yakar mısın oğlum bilgisayarı açacak dedi  :):)  annem ışığı yaktı,ben de bilgisaara tıkladım :):) böyle işte...

29 Kasım 2010 Pazartesi

aloooo..hakkı dede....hıııı beeennn...aaapeyeeen-banuu-kıtıyyy :)


yalnız videoyu çekerken yan çekmişim tlf.la,çevirmeyi beceremedim...

27 Kasım 2010 Cumartesi

yardımcı Asaf...

akşam annem börek yapıyordu,durur muyum hiç ben de oturdum başına,aldım elime fırçayı yufkayı...güzelce yaptık börekleri. (sana yardım etmek zorundayım anne diyor,senin yorulmaman için diyor,yavrum benim )sonra da bi kek çırptık,ben seviyorum diye annem kakaolu kek yaptı...yaparken arada babama sesleniyorum,senin için yapıyoruz babaaa,bak yemek yapıyoruz senin içiiinnn ...,sonra anneme dedim ki , anne sana yardım ettiğim için gurur duyuyorum,çünkü seni çok seviyorum!  annem çok mutlu oldu bu cümleyi duyunca :)

23 Kasım 2010 Salı

kübra ablamla...

pazar günü kübra ablamı karşılayıp uğurladık,okuluna gidiyormuş,okulu uzaktaymış hem de uçağa bindi...ben de binmek istedim ama babam inşallah binersin oğlum daha küçüksün dedi...kahvaltıdan sonra kübra ablam arayınca babam apar topar çıkmaya hazırlanırken ben de mızırdandım hemen ben de gelcem diye,babam da zaten götürecekmiş biz de gittik...kübra ablama ilk başta yanaşmadım ama sonra oynadık beraber ali babanın çiftliğinde :) anne burası çiftlik mii dedim,oğlum buranın adı öyle dedi...ordaki tavşan heykelini görünce,anne baksana burda bişey buldum,aa tavşan ne güzel bi tavşan...,bunla oynayabiliiirr miiyiiimm ?? şeklinde coştum...onlar çay içerken ben de kaydıraktan kaydım,sallandım,maket eşşeğe bindim felan...sonra kübra ablamla dolaştım, kaynaştım :) ...

bayramdan kalma :)
















sadece bu resimlerim var bayram sabahından....hoca dedemlerde resim çekmeyi unutmuş annem...gittiğimiz gezmelerden de hiiç resim yok...seda teyzemlere gitmiştik mesela,onun yeni bebeği oldu,adı Defne,onu sevdim çok küçük ama daha,elleri minicik...sonra annemin eski evinin olduğu dikmene gittik,ibo dedemlere,tuğba teyzeye,hilal teyzeye,kamber dedelere...Talha abimle,Furkan abim vardı,onlarla oynadım,tuğba teyzemle de anlaştım çok sevdi beni...aynur teyzeme öptürmedim ama,onu sevmiyorum ibo dedemi seviyorum dedim :) sonra enesle de oynadık çok güzel...ama annem sağolsun sanki her gün gidiyormuşuz gibi yada hergün bayrammış gibi bu bayram hiç resim çekmedi hep unuttu...bir tek dikmende binaya girerken bi resmim var,burası bizim eski evimiz oğlum dedi,bi resmini çekeyim dedi...işte annemlerin eski evi,gülşah teyzemle dostluklarının başladığı yer,annemin çocukluğunun,gençliğinin geçtiği mahalle...babam onu bu evden gelin almış :) daha ne olsun...

18 Kasım 2010 Perşembe

bugün bayraammm,erken kalkın çocuklaarr...

bayramın üçüncü günü oldu annem ancak yazabiliyor...telefonundan resimleri bilgisayarımıza atamadı cdsini işyerinde unutuuğu için,bu annemin unutkanlığıyla başımız dertte sormayın :):) neyse gelelim bayramın 1.gününe,annem sabah beni bayram şarkısıyla uyandırdı..buuuggüün bayrammm erkan kalkıın çocuuklaarrr,üzmeyelimmm bugüün annemiziiiii,bugün bayraaammm,giyelim en güzel elbiseleriiimiiizziiii....öpelim büyüklerimiziin eliiiiniiiiii....şarkının orjinalini tam hatırlamasa da eklentiler yaparak uzatıp durdu :) ben de neşeli bi şekilde başladım bayram gününe,sonra babam bayram namazından geldi,elini öptüm,annemin de elini öptüm,annem de babamın elini öptü ama o harçlık alamadı ben aldım hehe :):)  bayramlaştık bi güzel sonra hoca dedemlere gittik klasik bayram kahvaltısına,dayımlar,apdi dedemler,beratlar..herkes ordaydı her bayram sabahı olduğu gibi...geçen bayram biz yoktuk çünkü hakkı dedemlerin yanına gitmiştik,ama bu bayram gidemedik,hakkı dedemlerle de telefonda bayramlaştım...aslında ben zonguldaka gitmeyi çok istiyordum ama kısmet değilmiş dedi annem,dedemler gelecekmiş inşallah önümüzdeki ay beni özledikleri için...ben de onları özledim...dün biraz bayram gezmesine gittik,biraz da bize misafirler geldi...bugünse şimdilik evdeyiz...hava çok güzel,annem  beni parka götürecek...

HERKESİN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN...

12 Kasım 2010 Cuma

kayyuuuuu

annemin akşam bana hediyesi vardı..kayyulu kitap almış bana,içinden de yapıştırmaları çıktı,odamın kapısına yapıştırdık...çok mutlu oldum kayyulu kitabıma...yatarken de annem okudu ...babam yarından itibaren 1 hafta evdeymiş,bayram geliyor çok sevinçliyim...annemle babam işe gitmeyecek!!!

8 Kasım 2010 Pazartesi

bu pazar...

güzel bir pazar günü daha geçirdim...sabah kahvaltıdan sonra annem güneşli havayı fırsat bilip beni parka götürdü...taa havaya dagar (kadar) uçurdu beni salıncakta...oynadım baya parkta...sonra semra teyzem arayıp bizi göksu parkına çağırdı,hazırlanıp gittik biz de...herkes bayıla bayıla balık yedi,eren kardeş de dahil..ama ben her zamanki gibi sadece bıdı mama yedim bi de meyve suyu içtim :):) erenle top oynadık,sonra babamla dağ kızağına bindik,eren mehmet amcamla bindi ben de babamla,hiç korkmadım çok güzeldi...sonra onlar çay içerken ben annemin kucağında uyuyakalmışım,eve girerken uyandım...mızırdandım biraz eren kardeş nereye gitti,ben de onunla kalacaktım diye...akşam da adem dayımla fatoş ablam geldi,birlikte lego yaptık...annem sordu,oğlum sana da fındık-fıstık getireyim mi?? yok,ben şimdi legolarımla oynuyorum sonra yerim teekkür ederim... cevabımı çok beyendi annem :) sonra babamla biiigisaardan kayyu (caillou) izledik...yattığımda annem sordu,oğlum mutlu oldun mu bugün,güzel vakit geçirdin mi diye..hıhı dedim :) annemle babam işe gitmeyince nasıl mutlu olmam??? çok özlüyorum onları...sabah anneme dedim ki,anne bugün işe gitmiycen mi? yok oğlum pazar ya evdeyim...babam??? o da gitmiyor oğlum...şaşasıııınnn,şaşasııınnn!!!

6 Kasım 2010 Cumartesi

şirinler

dün akşam eren kardeşler geldi anneannemlere...oynadık eren kardeşle hiç kavga etmedik bu sefer...hatta eren'e sarıldım ikide bir..annem diyor ki,napsın oğlum yalnızlıktan arkadaş bulunca böyle mutlu oluyor...doğruu...hiç arkadaşım yok ki,dedemle anneannem var sade...ablalarımın da okulu var hiç göremiyorum zaten...eren gelince mutlu oldum o yüzden...ama tam gidecekleri zaman su koyverdim biraz mızırdandım eren kardeşin arabalarını vermek istemedim...ama daha benim oyunum bitmedii,almasın banane diye mızırdandım...paylaşmanın anlamını tam olarak kavrayamayışımdan mı yoksa işime gelmeyişinden mi bilinmez :) neyse sonunda zoraki de olsa arabaları verdim,annem de beni eren kardeşlere götürecekmiş...bu resim de daha önceden zafer anneannemlerde çekilmişti...şirin olun dediler ikimiz de şirin bakmıştık :):)

3 Kasım 2010 Çarşamba

mustalar :)

binamızda dış cephe kaplaması tadilatı var,sabah erkenden başlıyorlar çalışmaya...Asafım da ustaya musta diyor :) dün sabah uyanmış matkap sesine,oturmuş yatağa.babası, oğlum korktun mu??  ustalar çalışıyor ya onların sesi,korkma demiş...hııı mustalar eveet, yok korkmadım ki mustalardan hiç korkulmaz ki ! gel hadi mustalara bakalım , ne dersin???  gayet sevimli bi surat ifadesiyle kafasını bişeyi onaylar gibi sallayarak söylüyor yalnız bunu..hani itiraz edesi gelmiyor insanın :):)

30 Ekim 2010 Cumartesi

29 ekim

29 ekim cumhuriyet bayramıymış..heryere türk bayrağı asmışlardı.. annemle babam işe gitmedi,benim için en önemli yanı burası şimdilik :) akşama kadar parka gidelim yütfen yütfen deyince babam da beni optimuma oyun parkına götürdü...ama çok kalabalıktı..birsürü kardeş vardı,ben aralarında kalakaldım,ordan oraya atlıyor tırmanıyorlar hepsi,babam da annem de üzülmüşler ben sakince bi kenarda durunca...sonra üst kattaki jetonlu oyuncaklara çıktık,onlara bindim biraz,onlarda keyfim yerine geldi her ne kadar bazen düşmekten korksam da :) sonra annemle babam yahmacum yedi,ben sadece ayyran içtim...sonra da evimize geldik...

25 Ekim 2010 Pazartesi

tam Asaf Yiğit'e hitab eden bir yazı...değişik bir bakış açısı...

Çocuk anne ile aynı yatakta ise, bağımlılık değil, güven duygusu gelişir…

Maalesef, anne modern toplumda “kadın” olarak değerlendirildiği için, annelik sanki bir zayıflıkmış gibi algı oluşturulmuş bilinç altlarında… ve sanayi toplumu çocuk doğran bir kadına işveren açısından bakarak, sanki “iş gücü kaybı” gibi değerlendirildiği için, “anne nasıl en erken yaşta çocuktan koparılır da iş pazarına döner?” düşüncesinin bir sonucudur anne ile çocuğun yatağını ayırmak… Bunun gerekçesi olarak da çocuk “anne bağımlısı” olmasın endişesi annelere yüklenmektedir. Halbuki, eğer bir çocuk annesine doyarsa neden anne bağımlısı olsun ki? Çocuk anneye doyamaz, anne kokusuna hasret bırakılırsa, anne ile ten tene göz göze ruh ruha olamaz ise erken çocukluk döneminde, o zaman çocuk anneye karşı aşırı bir yöneliş ve anneyi yeniden elde etme çabası sergiler, ki, işte bağımlılık denilen şeyin aslı budur… Çocuk ruhen doyamadığı ve doyumsayamadığı annesine bağımlılık kazanır… yoksa anne ile yan doyasıya bir süreç geçirmiş bir çocuk “bağımlılık” değil “güven” duygusu kazanır…  Bundan dolayıdır ki çocuklar 2 yaşını tamamlayıncaya kadar anne ile aynı yatakta ten tene uyumaları onlarda güven duygusunu geliştirir. Ah Anadolu Pedagojisi’ni yok sayarak kendimizi farklı kültürlerle yetiştirme gayreti yok mu, işte bu sarhoş halimizin sonucudur şuan çocuklardaki yoksunluklar, güvensizlikler ve duyarsızlıklar olarak kendini nasıl da su üzerine çıkarıyor…  Size tavsiyem şu; bebeğinizle siz yatın, abisi ile de zaman zaman babası yatsın… göreceksiniz o geceleri uyandıkça, annesini yanında gördükçe… annesinin simasından aldığı sıcaklığı bir de annesinin göğsüne doğru kendini bıraktıkça, onun yüzündeki huzur size de annelik keyfini yaşatacaktır… bırakın duygularınızı… ve sıyrılın ön yargılarınızdan, doğal bir süreç içinde doyasıya anneliğinizi yaşayın… Çocuğunuz size alışır diye korkularınızdan sıyrılın, zira çocuklar zaten annelerine alışması gerekir…  yarın size alışmamış ve mesafeli duran bir çocuk sahibi olmaktansa sizin ona, onun size alışmış, uyum içinde olan bir çocuğunuz olsun… unutmayın, bebeğinizin bebeksi kokusunu özlediğinizde, geçmişe dönüp pişmanlıklar yaşamaktansa, her şeyi vaktinde yaşamak çok daha iyi…
Uzman pedagog Adem Güneş

pazartesi sendromu

sanırım oğlumda da pazartesi sendromu yaşamaya başladık...pazar gününü beraber geçrirince bu sabah baya huysuzlandı anneanneye giderken...işe gitmeee,yanımda yaaat,bıdı mamalı süüüüttt,burda içceemmm gitmiyceeemmm şeklinde mızırdandı durdu...neyse sonra ikna oldu....
dün oynadık beraber hep muhteşem üçlü :) babasıyla legolardan çok güzel kuleler yaptılar,yıktılar,uçaklar uçurdular...birlikte kek yaptık oğlumla...ona çırptırdım özellikle yesin diye-tahin,pekmez ve cevizli kek- beraber yedik sonra yanında birer bardak sütle...KİN KONG u seyrettik,korkunç film mi bu babaa diyor ama yine de seyrediyor ikimizin arasında...goril iyi ama kötü değil ki ben ondan hiç korkmuyorum,hem o kızı kurtardı ama dinazorlar çok kötü demi,pis onlar yiyecekler kızı anne demi :)  şeklinde sonuna kadar izledik filmi..yatağında yatmak istemiyor oğlum,film de bahanesi oldu bu akşam..annee senin yanında yatcam,niye oğlum? belki bi korku gelir ama :) tamam bu seferlik yatalım dedim...dün bi pedagogun yazısını okudum,çocukların odalarının ayrılması konusunda acele etmenin yersiz olduğunu,anne babaya doyamayan çocukta asıl bağımlılık psikolojisinin ortaya çıkacağını falan söylüyordu...yazıyı bulup paylaşayım burda...neyse oğluma sarılıp uyudum bu gece,doya doya kokladım öptüm...çok da mutlu oldum :):)

18 Ekim 2010 Pazartesi

ince ruhlu oğlummmmmm

bu sabah Asaf'ı yengemlere götürüyorum,anneannesi doktora gidecek diye...binaya kadar kucağımda taşıdım,yoruldum biraz da arada durup dinleniyorum...anne yoruluyor musun dedi,evet oğlum dedim...ben çok yemek yedim ya ağır oldum artık büyüdüm ondan demi dedi. :) sonra binada dedim ki oğlum şu merdivene bas da sırtıma alayım seni ister misin dedim,isterim dedi,zıplayarak biniverdi sırtıma,çıkıyoruz merdivenlerden dedi ki , anne sırtını çok seviyorum,(sonra kafasını omzumdan yüzüme doğru uzatarak) ama seni de seviyorum ,çok seviyorum,yüzünü deee,kokunu daaa seviyorum... yavrum benim nasıl içli,nasıl duygulu,ince ruhlu oğlum benim!
bu nasıl bir mutluluk ancak evladı olan anlar sanırım,Rabbime hamdolsun bize bu duyguları nasip ettiği için...Allahım  herkese hayırlı ,sağlıklı evlatlar nasip etsin inşallah...oğluuuummm,canımmmm  çok seviyorum seni gönlümün neşesi!

16 Ekim 2010 Cumartesi

odam,yatağım,yalnızlık...

annem süprizleri seviyor galiba..durmadan bana süpriz yapıyor...dün akşam da beni almaya geldiğinde dedi ki sana bi süprizim var...ama yine söylemedi ne olduğunu eve gidene kadar...bana yatak takımı almış annem,arabalı...artık annemin yatağında yatmıycam,burası benim yatağım,orası da senin yatağın dedim hemen...ama sen de benim yanımda yaaattt!! demeyi de ihmal etmedim ama :) annem bu gecelik benimle yattı,sonra artık herkes kendi yatağında yatacakmış...ama çok sevdim yeni yatağımı,üstünde zıpladım baya...koşup babamı çağırdım gel babaaa yatağıma baaak ne güzel oldu diye...annemle babam artık büyüdün sen oğlum kendi odanda yatacaksın dediler,odama resim de koyduk hem,benim resmim,aybuke ablamın bi de esma ablamın resmini...kuşumla balığım da benim odamdalar...ara ışığı da yakıyoruz hep geceleri zaten..annem dedi ki sen uyanınca kalkıp beni çağırabilirsin ,karanlık olmayacak ki oğlum...ama korkuyorum bazen,yalnızlıktan mı karanlıktan mı bilmem...büyümek güzel ama çocuk kalmak daha da güzel sanki???

8 Ekim 2010 Cuma

Asaf yiğit ve babası arasındaki hoş muhabbet :

- oğluuum hadi bana bi çorba ısıt da içeyim...
- hahaha...ben anne miyim deee???
-niye oğlum anneler mi ısıtır sadece?
- tabii ben küçüyüm daha ısıtamam ki?
-neden ısıtamazsın?
-çünkü yanarıım,elim yanar...hem çocuklar bulaşık makinasıyla oy-na-maaaaazzzzzzz !!!

7 Ekim 2010 Perşembe

sürpriz

akşam annemin bana sürprizi vardı...anneannemden evimize gelene kadar ne olduğunu söylemedi,söyleyince sürpriz olmuyormuş...süprizi de anlattı annem bana,o zaman sormadım artık ne? ne? diye...çanta istiyordum bir zamanlar eren kardeşin çantası gibi,bulamamıştık ,sonra da unutmuştum ben...almış annem sonunda...çok mutlu oldum,yaşasıınn...okula gitcem ben çantamla,içine kitaplarımı koycam,kalemlerimi koycam,suluğumu koyma yeri de var...teekkür ederim annecimm,çantamı çok beyendim :)

 çocukları mutlu etmek ne kadar da kolay aslında...canım oğlum her seferinde bunu gösteriyor bana hamdolsun...küçük birşeyle gözlerinin içi parlayabiliyor,onun o sevinci,heyecanı,o teşekkürü herşeye değer...akşam babasının anahtarını almış masanın üstünden,ben okula gidiyorum hoşçakalın diyor çanta da sırtında tabii..(.çantasının küçük gözüne ne koyacağını sormuştu,ben de senin de anahtarın olur oğlum okula giderken onu koyarsın demiştim )  bir de babasına,iyi dersler desene baabaaaa demez mi :) babası diyor ki kocaman çocuk oldu sanki çantayı sırtına takınca...gözlerimiz parladı oğlumuza bakarken ikimizin de...ne kadar şükretsek azdır,sağlıkla onun büyümesine şahit oluyoruz ya...şükürler olsun..
sonra elimden tutmuş,anne gel hadi okula gidelim beraber,seni de okuluma götürcem,orda çok güzel oyuncaklar vaar,kitaplar vaar,hadi gidelim beraber senle orda oynarız ne güzel diyor...inşallah Rabbim o günlerini de gösterir yavrumun hayırlısıyla,sağlıkla...

4 Ekim 2010 Pazartesi

düğün dernek

düğün dernek derken hooop geçti gitti haftasonu...nazlı ve mızmızdım yine,annemin ya da babamın kucağındaydım hep kına akşamı da düğünde de...bi ara oynayasım tuttu ama kısa sürdü...süt krizlerindeyim hala alışamadım,o yüzden de hep huzursuzum...acıkınca,uyurken,uyanınca hep süt istiyorum..ama annem çok fena biliyor musunuz,inatla vermiyor bana sütü...ben de olabildiğince nazlanıyorum...
cumartesi akşamı kına gecesi vardı,fatma ablamın eline kına yaktılar...adem dayıma da kına sürmüşler ama ben o sırada evde yemek ve tuvalet molasındaydım :) bıdı mamalı bi biberon sütü içtikten sonra gecenin sonuna doğru coştum,aldım elime bi mendil başladım halaya...baya hoplayıp zıplamışım ki hemen uyudum eve gelince...



gelelim düğüne...pazar günü sabah babam gitti araba süsletmeye,gelirken kötü araba kullanan bi amca çarpmış arabamıza,ama çok şükür babamla murat dayıma bişey olmamış,sadece arabamız biraz kırılmış...babam bu hafta yaptıracak inşallah...sonra düüütt düdüdüüttt diye diye birsürü araba peşpeşe gittik fatma ablamın evine,gelin olmuştu o,adem dayım da düğün kıfayeti giyinmiş,damat olmuştu...fatma ablam ağladı ,annem ,anneannem felan da ağladılar,anlayamadım...sonra kufaröre gittik,herkes saçını yaptırdı,makyaj yaptırdıı...güzel olmak için...fatma ablamı çok beğendim,çok güzel oldu..asaf sen beğendiysen tamam dedi o da :) kufarörde biraz uyudum,annem beni bebek gibi kucağında ninni söyleyerek uyuttu.uyandığımda herkes giyinmiş süslenmişti,tam çıkmak üzerelermiş. ben düğün kıfayetimi salonda giyindim o yüzden...uyanınca anneme baktım üstünü değiştirmiş; konuşmalarımız şöyle :
annee,düğün kıfayetini mi giydin???
evet oğlum güzel olmuş mu?
olmuş,makkaj da yaptın mı?
yok annem ben makyaj sevmiyorum.
ama niye yapmadın,daha da güzel olursun ama makkaj yaparsan...
(üzerini değiştirirken)
anne,bunlar benim düğün kıfayetim mi??
evet annecim,giydireyim hadi...
kıvaadatımı da takcak mıyım?
takcaz oğlum,burda
tamam,tak hadi,güzel oldum mu???
çok yakışıklı oldun oğlum..
tamam teekkür ederim,hadi gidelim de halay çekelim... :)
(kuaföre giderken )
anne kufarörde napcaz? benim saçlarımı mı kestircez??
hayır oğlum,fatma ablan gelin olacak ya onun saçları süslenecek..
hıı,tamam zaten benim saçlarım çok güzel bak tertemiz hem de...dur ben bi tarayım...

neyse gittik salona,düğün başladı...annemle dans ettik ,aybuke ablamla oynadık biraz..mendilim elimdeydi yine...ama süt krizlerim tutunca çok huysuzlaştım,annemin kucağından inmedim,ağladım,mızırdandım...ikide bir de babamın yanına gitmek istedim...babamın kucağından annemin kucağına,annemden babama derken akşam ettik...güzel ,eğlenceli bir o kadar da kalabalık bi düğün oldu...
hayırlı ,uğurlu olsun,,bir yastıkta kocasınlar inşallah...
işte gelin-damat ve tabii ki ben :) ama sert baktım biraz- muhterem dayıma bakıyorum burda ...

2 Ekim 2010 Cumartesi

eveettt....düğün başlıyoorrr...

bu akşam adem dayımın kına gecesi varmış, yarın da düğünü...fatoş ablam gelin olacak,adem dayım da damat.. oynayacakmışız...bu aralar çok huysuzum,mızmızım bakalım düğünde ne yaparım bilemiyorum...hafta içi resimler ve detayları yazarız inşallah...

30 Eylül 2010 Perşembe

esma ablam

dün akşam apdi dedemlerdeydik.esma ablam hasta olmuş,doktora gitmişler,sonra da oraya geldiler...apdi dedemler çok kalabalıktı,tokattaki büyük amcalar,halalar ,teyzeler...ooo çok kişi geldi...esma ablamı görünce sarıldım hep,kimseye dokundurtmadım...aybuke ablamı görünce de çıldırdım resmen,çok sevindim...esma ablama büyük halalar,dedemler sarılmak isteyince onlardan çekip aldım, yaa benim esmammm,zaten kaç saattir göremiyorum özledim ben esma ablamı,bıraaakk.... şeklinde kavga ettim herkesle,kimselere vermedim esmamı :) esma ablam da hastaydı ama hiç hali yoktu benle oynamak için,ama kıyamadı yine de oynadık biraz..geçmiş olsun canııımm...

28 Eylül 2010 Salı

geçmiş olsun zeynep irem...

zeynep irem biraz hasta olmuş...bebek sarılığı geçiriyor...hastanede kalmışlar halamla...ama şimdi evdeymiş,daha iyiymiş...alperen abim resimlerini gönderecekti bize ama unutmuş sanırım...annem bu resmi inci nur kardeşimin blogundan kopyalıyor...Allah iyileştirir seni kardeşim merak etme tamam mı...(birisi hasta olunca asaf yiğit böyle diyor hep) ...ben henüz göremedim ama...
işte zeynep irem...

27 Eylül 2010 Pazartesi

hastalık,sütsüzlük,oofff off!

grip oldum...iki gündür kötüyüm.babam o kadar sakındı beni kendisi gripken,annemle eve bile gelmedik bi gün ama yine de yakalandım şu gribe...üstelik de tam sütü azaltma olaylarına giriş yapmışken...pazar günü gündüz hiç süt vermedi annem bana,az çok yedim bişeyler...ama bugün kötüyüm,sadece biraz çorba içirebildi anneannem...ama napıyım şu grip az olan iştahımı da yok etti tamamen...
bu haftasonu adem dayımın düğünü var...anneannemde bi telaş bi koşturmaca ki sormayın...çok misafirler gelecekmiş...şu bir haftayı bi atlatsaydık hayırlısıyla...hastalığım çabucak geçer inşallah...

25 Eylül 2010 Cumartesi

yeni bi doktor daha...

bugün yeni bi doktora gittik...bu doktor amca da çok iyiydi...hoş-beş faslından sonra muayeneye geçtik...hiç canımı yakmadı,kan da aldırmadı benden...güzelce muayene oldum,bi ara ağladım biraz ama sonra anladım ki korkacak bişey yokmuş,sustum hemen...doktor amca dedi ki,artık sadece gece yatarken süt içecekmişim,gündüz her yemeklerden yiyecekmişim...ona dedim ki sabah ben zaten çorba yedim,mermicek çorbası yedim... karnıma baktı,ben  bi o çorbaları bulayım dedi...sırtımı dinledi,kulağıma,boğazıma baktı hep...sonra da ona teekkür ederim dedim,hoşçakal dedim ve çıktık...öpücüklü baybay da yaptım...
sonra annemin işyerinde biraz yazı yazdım,tuvaletimi yaptım ve babamla evimize geldik....

21 Eylül 2010 Salı

zeynep irem

bugün selma halamın bebeği doğmuş,yani doktorlar onu halamın karnından çıkarmışlar...bi kardeşim daha oldu yani...bu kız,adı da zeynep irem olacakmış...gözümüz aydın...annem resmini edinebilirse onu da ekleyeceğiz daha sonra...


Allah analı babalı büyütsün inşallah.sağlıklı sıhhatli,hayırlı bir ömür nasip etsin ...

20 Eylül 2010 Pazartesi

babamın sandaletleri...

babamın değişik bi ayakkabısı var,terlik gibi,sandalet deniyormuş...dün babama dedim ki , baba benim hiç böyle ayakkabım yok bana da bundan alır mısınn??? alırım tabii oğlum dedi..babam anneme anlattı sonra,üzüldüler annemle babam bu yaz bana iki tane ayakkabı almışlardı ama sandalet almamışlardı...ben de böyle güzelce isteyince kıyamadılar..annem başladı hemen,yavruuumm,kuzuuumm almaz mıyız biz sana demeye :):) ama yaz bitti artık sandaletler seneye inşallah...bu da böyle bir anı.....

büyük kaydırak

her haftasonu olduğu gibi bu haftasonu da parka gittik annemle kahvaltıdan sonra...büyük kaydıraktan geçen yaz çok güzel kayıyordum ama bu yaz nedense onu pek tercih etmiyordum,korkuyordum...nedenini annemler de anlayamadı...bu sefer annemin de biraz cesaretlendirmesiyle kaydırağın tüm merdivenlerini çıktım ve büyük kaydıraktan bir kez kaymam yeterli oldu..sonra bi daha,bi daha...artık kim tutar beni! bi de her kayışımda anneme diyorum ki; anne,var ya büyük kaydırak çok eğlenceli demii ?? annem çok mutlu oldu,ben de çok eğlendim,kaydırağın tepesinden anneme öpücükler gönderdim...baya da bi terleyip yoruldum ama...
   öğlen annem beni uyutup merve ablamla çarşıya gitmiş,sonunda elbise krizini çözmüşler merve ablamın :) uyandığımda babam vardı evde,oynadık babamla,film izledik...babamla da çok güzel vakit geçiriyoruz,değişik oyunlar oynuyoruz,lego yapıyoruz,bazen belgesel seyrediyoruz,bazen korkunç filmler ama babam yanımda olunca ben hiç korkmuyorum...mutluyum ben mutluyummmmmmm :):):)

18 Eylül 2010 Cumartesi

çay molası

zonguldak maceramın son durağı da bu şirin tesisti...hakkı dedem babama, giderken dorukan tünelinin orda bir çay için,çok güzel dedi..biz de büyük sözü dinledik ve orda kısa bi mola verdik çay ve (annem çok istediği için babamın dönüp dolaşıp aldığı) devrek simitleriyle...annemle babam semaverden çaylarını içerken ben de tavukların peşinde koştum,onlara simit verdim,havuzdaki balıklara baktım,biraz da hamakta sallandım...sonra da yolumuza devam ettik...günün cümlesi : baba bak yemyeşil ormanlar,çok büyük hem de, ama içinden gergedan da çıkıyo demi babaa??
:):)

17 Eylül 2010 Cuma

dönüş yolu...

ereğli...

bayramın ikinci günü ereğliye gittik akşam...sahil kenarında dolaştık,babamla yakalamaca oynadık,gözleme yedik,kahve içtik...ben kahveden bi kere alınca acı geldi ,daha içmiycem dedim...orda gözleme yapan,kahvelerimizi yapan ablalar vardı,beni çok sevdiler...annemle kahve almaya gidince,istersen parasını vereyim miiii deyişime bayıldılar...orda bi kardeşin tekerlekli oyuncağı vardı,yerden kocaman bi yaprak bulmuştum o yaprağı kardeşe verdim,o da bana oyuncağını verdi,oynadım biraz...sonra geri aldı o oynadı...diyorum ki biraz sen oyna biraz ben oynayım tamam mı??? anne bak kardeş benle oyuncağını paylaştı dedim,sonra o kardeşe teekkür ederim dedim...oturduğumuz yerin yanında büyük bi park vardı,orda bisürü köpek vardı,onlardan biraz korktum,babamın kucağına sığındım...hem sevmek istiyorum ama yaklaşınca da korkuyorum tuhaf bi duygu...deniz çok güzeldi,ama yüzemeyiz dedi babam çok soğuk şimdi dedi...kocaman gemiler vardı,ben onlara da binmek istedim ama babam başka zaman inşallah oğlum dedi...
akşam namazı için bi camiye gittik,annemle babam namaz kılana kadar ben de babamın yanında kıldım tabii...ama onlar namazı bitirip çıktı ben hala namazım bitmedi,dur bi de şu tavafta kılayım,aaa burası da cami mi diye caminin her köşesini dolaştım,annemle babam beni baya bi beklediler kapıda...dönüşte arabada uyuyakalmışım...

hey gidi karadeniz karadeniz....

bayramın ikinci günü akşamüstü deniz kenarında bir çay içelim dediler düştük yola...siz çay için ben kahve içcem tamam mı dedim...güldüler...önce zonguldak sahiliyken hedefimiz babam direksiyonu ereğli istikametine çevirdi...bunlar ereğliye varmadan durduğumuz bir yerdeki resimlerimiz...

bayramın ikinci günü: ilk cuma namazı...

bayramın ikinci günü sabah kahvaltıya selma halamlar geldi,çok mutlu oldum onlar gelince...alperen abime kahvaltı masasında sarılıp durdum,coştukça coştum...canııım,canııım diye sevdim onu...bi yandan da hakkı dedeme sarılıyorum...çok mutlu bi çocuktum görseniz...

kahvaltıdan sonra baktım evdeki bütün erkekler cumaya gidiyor,fikket amcaam,hakkı dedeem,babaaam,alperen abimmm...e bi ben mi kalacağım??? tutturdum ben de gitcem diye...alperen abim dedi ki hadi abicim abdest alalım gidelim birlikte...hemen abdest aldım,temiz kıyafetlerimi giydim ve düştüm cami yollarına...camide biraz uslu - biraz yaramazmışım :) ama olur o kadar dedi babam,iyiydi iyiydi dedi :) böylece ilk cuma namazımı da kılmış oldum,bayram namazını da kaçırmıştım ya bu telafisi oldu sanki...

namaza giderken kapıda çekti annem bu resmi :)
babamın kuzeni aytün amcanın traktörü var...traktörü yolun kenarında görür görmez anne ona binelim mii demeye başladım...sonradan öğrendik ki motor aytün amcanınmış,o da beni bindirdi,beraber sürdük,sonra ben kendi başıma sürdüm biraz da (sürdüğümü sandım daha doğrusu)...sonra bahçede mehmet amcayı izledim,bahçe suluyordu,o hortumu almam lazımdı,dedim ki istersen sana yardım edeyim mii??? ..mehmet amca yok,sağol sen izle dedi...biraz izedikten sonra ,yorulduysan sana yardım edeyim mi,ver istersen biraz da ben yapıyım deyince anladılar derdimi sanırım ki verdi hortumu bana da,biraz ben suladım bahçeyi...sonra büyük köpeği istedim mehmet amcadan,bu köpek benim olabilir miiiii??? diye...ayşe yenge takıldı bana biraz,burası bizim köyümüz dedi,hakkı dedeni döverim ben dedi,çekiştim onla sopamı göstererek burası benim köyüm hayır! hem hakkı dedem de seni öldürür...o senden daha da büyük... sonra ayşe yenge şaka yaptığını söyledi sarıldık,öpüştük, barıştık...

16 Eylül 2010 Perşembe

Hakkı dedemle köydeki resimlerimizden...


Posted by Picasa

mutlu bir bayram...

   öncelikle herkesim bayramı mübarek olsun...annem bayramda yazamadı malum zonguldaktaydık...bu bayram artık daha da farkında bir çocuktum o yüzden daha mutlu geçti bayramım...arefe günü akşamı gittik zonguldak'a,yolda yine uslu bi çocuk oldum,genellikle de uyudum hiç sıkıntı çıkarmadım annemlere...babam benim çok iyi bir yol arkadaşı olduğumu söylüyor,annemden bile iyiymişim :))
   bu bayram babamla bayram namazına gidecektim,pek hevesliydim aslında ama bayram sabahı annem kaldıramamış,anne çok uykum var uyuycam ben demişim,tabii sabah 06.30 da ancak bu kadar olur, yol yorgunluğunu da eklersek bayram namazı için umutlar kurban bayramına sarktı bakalım ,kısmet...
   bayramın ilk günü dedemin ,babaannemin,annemin ve babamın ellerini öptüm,kandilin mübarek olsun dedim (hala kandilde kaldı bizim oğlan :)) harçlık da aldım,çikolata da...kahvaltıdan sonra hakkı dedemin köyüne gittik...önce büyük dedelerin ve ninelerin mezarlarını ziyaret ettik,sonra babamın amcalarının evine gittik...hakkı dedemle dolaştım hep bahçelerde,köpekleri sevdim,ceviz topladım,bahçe suladım,ayşe yengeyle kavga ettim-barıştım,inekleri sevdim,onların sütünden içtim,traktöre bindim...tam bi köy çocuğu olmuşum :)
   ilk gün özet olarak böyle...resimler ve diğer günleri de ekleyeceğiz...

6 Eylül 2010 Pazartesi

serpil halam

cumartesi günü serpil halam geldi,halamla çok güzel anlaştık,sohbet ettik,akşam babam bizi gezmeye götürdü göksu parkına,orda bi göl varmış kocaman,ben de deniz sanmıştım...renkli renkliydi ışıklar yanıyordu...sonra salıncaklar vardı kocaman,çok hoşuma gitti,sallandım hep...halam çok sevdi beni,çok büyümüşsün dedi,çok güzel sohbetler ettim halamla,oynadım,bana değişik bi gofret almış tadını beğendim,bitirince babamdan aynısından yine istedim akşam :) inşallah alacakmış...serpil halam,okula gidecek benim oğlum diyor...ama bitek yemek yemeyişimden kaybediyorum yaa...yemeklerimi de güzelce yersem okula gidebilirmişim,yiyorum ya işte bu kadar,ben herşeyi sevmiyorum anlamıyorlar beni...ama hasta olursun diyorlar,bi de kansızlık olurmuşum sütü çok içip yemek yemezsem ama napıyım sütü çok seviyorum...bakalım zamanla düzelirim diye umud ediyorlar...bana kalırsa ben halimden memnunum :) bayrama az kaldı,heyecanlıyım tam olarak anlamını bilmesem de,sadece babamla bayram namazına camiye gideceğimi biliyorum bir de büyüklerimin elini öpüp harçlık alacağımı :) görüşürüüüüüüzzzzz....

1 Eylül 2010 Çarşamba

hevla yapıyorum :)

dün akşam annemin canı helva istemiş,geç saatte kalktı helva yapmaya,beni de çağırdı gel birlikte yapalım dedi..gittim hemen tabii ki :) sütle şekeri karıştırdım ben bi güzel,annem de hevlayı karıştırdı...anneme sorup duruyorum,şimdi napıcaz,buna ne katıcaz,o nee,bu nee??? annem de tarif verip durdu bana :):) babam aşağı inmişti,gelince beni gördü,oğluuum napıyosuun? dedi...dedim ki , hevla yapıyorum,anneme yardım ediyorum,bunu karıştırıyorum... babam çok güldü,çok hoşuna gitmiş,öptü ,kokladı beni...sonra resmimizi de çekti...helvayı yaptık annemle ama ben yemedim ,annem dedi ki oğlum  bak dondurmalı helva bu çok güzel,yer misin? - yok ben sadece dondurma yerim ,bana külahta dondurma ver... dedim,sadece dondurma yedim...coştum yine akşam,babamla oynadık,annem canavar oldu,biz de babamla onu yendik,kovaladık...sonra annemle asaf-anne oyunu oynadık,o asaf oldu,ben anne oldum...çok güzel oynadık,güldük,eğlendik...uyuduğumda saat 12ye geliyordu...işte resimlerim...

30 Ağustos 2010 Pazartesi

oynadım felan...

cumartesi akşamı dayımlarda kaldık akşam çünkü sahurda herkes orda toplanacaktı...eren kardeşler de vardı..akşam ablalarım,eren kardeş,ben okey oynadık,televizyon seyrettik felan :)
(bu ara bişey sorunca felan ekliyor asaf...oğlum gündüz ne yaptın? hiiç oynadım felan...deden sana kızdı mı? evet kızdı,bağardı felan...ne yedin bakayım sen?
süt içtim,işte çorba felan... ) cevaplar böyle :):)
sabah erken uyandım ben ,herkes uyuyordu gece yatmamışlar da..annem de kimseyi rahatsız etmeyelim diye beni balkona çıkardı biraz,balkonda poğaça yedim,suyla oynadım,mandallardan anneme tabanca yaptım,bunla tuğbayı öldür anne dedim,niye oğlum dedi,çünkü o bana hep çirkin bakıyo dedim..annem güldü...sonra annem beni aşağı indirdi,salıncakta sallandım,kedi kovaladım ama yakalayamadık hep kaçtı bizden...esma ablam da uyanınca aşağı geldi,top oynadık,ip atladık,zeynep kardeş vardı bi tane de,onu kıskandım galiba o beni sevdi bana coştu ama ben onunla oynamak istemedim pek...sonra eda da geldi esmanın arkadaşı,boyalarını da getirdi,kendimize kılıç boyadık,sonra annem büyük bi tahta bulmuş getirmiş,ona karalama resim yaptık...öğlen uyku saatime kadar dışardaydım hep ,sonra evimize gittik,hava çok sıcaktı annem beni kucağında ve sırtında taşıdı...eve gelir gelmez süt içip yattım,bi güzel uyumuşuz annemle...akşam da iftara murat dayımlara gittik...bu ara geziyoruz hep böyle,ben de eğleniyorum sıkılmıyorum...ramazan ayını çok sevdim anlayacağınız :)
Posted by Picasa

27 Ağustos 2010 Cuma

merve ablam...



dün akşam babam geç gelecekmiş o yüzden akşam beni alamadı,annem de iftara yetişemiyor bile...ben de  anneannemlerle hikmet dayılara iftara misafirliğe gittim akşam...sonra merve ablam beni anneme getirdi,merve ablam bize gelmiyormuş gibi yapınca bırakmadım onu merve ablam da bize gelsin diye ısrara başladım hemen...gece sahurda uyandığımda da merve ablam niye gitti,burda kalsaydı diye ağladım...babam dedi ki ,oğlum sen nasıl akşam olunca kendi evine geliyorsan o da evine gitti ...biraz mızırdandım ama sonra sustum...annem akşam resmimizi çekmeye çalışırken merve ablamı biraz hırpaladım ama sevdiğimden yapıyorum,coşuyorum bazen ipin ucu kaçabiliyor...idare edin artık beni böyle napalım...canını yaktıysam kusura bakma merve ablacım...seviyorum ben seni :)

23 Ağustos 2010 Pazartesi

haftasonu hikayem...

Bu cumartesi annem işe gitti yine,beni anneanneme bırakıp...akşam üstü babam gelip aldı beni,birlikte annemin işyerine gittik..annem bana kağıt kalem verdi,çalıştım biraz...Ramazan beyin oğlu Tufan abi var,o sünnet olmuş da onun iftar yemeğine gittik...yolda şelale gördüm,önce anne bak şelal dedim, bana güldüler,annem şelale oğlum dedi...haa ben de şelal sanmıştıım,şelale evet :) yemek yediğimiz yerde büyük bi akvaryum vardı,içinde kocaman balıklar vardı...ikide bir akvaryuma bakalım deyip durdum...müzik çalıyordu,babama dedim ki bi ara; baba bak kenan(keman) çalıyor :) babamla annem güldüler...babam müzik aletlerine ilgim olduğunu,yeteneğimin de belki olabileceğini söylüyor...iftar yemeğinden sonra babamın arkadaşı İsa amcalara gittik,orda Selin diye bi kardeş vardı,onun oyuncaklarıyla oynadım,yatağına oturdum,yattım...Selin daha küçük konuşamıyor ama sürekli çığlık atıyor...bi de çok güzel fındık fıstık yiyor,ondan ben de heveslenip fındık yedim biraz bu arada :)
eve dönerken arabada uyuyakalmışım...


pazar günü evdeydik..babam bana kobacan bi havuz aldı,onu şişirdik,sonra içine su doldurup oynadım bi güzel banyoda,gemimi yüzdürdüm,sudan baya bi çıkmadım ellerim ayaklarım hep buruş buruş oldu...ama havuzumu çok sevdim...akşam biraz da oynadım,annem çık oğlum o su soğudu artık dedi ama dinlemedim,karıştırıyorum anne dedim...annem kızdı,hasta olacaksın dedi,dinlemedim,,sonra da ona, ben sana küstüm senle konuşmuyorum deyip durdum...bi de babam bana parkta oynamam için arabalı kova seti almış ama annem dün parka götüremedi beni,ramazan geleli pazar günleri parkı unuttuk,annemin pek hali olmuyor,napalım idare edecez artık :) işte bu pazar da böyle geçti,havuzumla, oyuncaklarla oynadım,babamla ders çalıştım,ona resimler çizdim,annem temizlik yaparken onu izledim,bi de baktık akşam olmuş...

21 Ağustos 2010 Cumartesi

boks yapıyorum

dün akşam hep beraber Eren kardeşlere gittik iftara,ben anneammelerle gittim,annemle babam da işten oraya geldi. kalabalıktı..Apdi dedemleer,dayımlar hep ordaydı..herkes bi güzel Semra teyzemin güzel yemeklerinden yedi,ben yine hiçbişey yemedim,Eren kardeşin oyuncaklarıyla oynadık,bana izin verdi,bazen de büyük kamyonu vermek istemedi ama ben aldım sonunda yine :) bi de Mehmet amcamın boks eldivenleri vardı,onalrı bana giydirdi,babamla,Muhterem dayımla boks yaptım :) onları bi güzel yumrukladım ama acıtmadım,onlar da sesini çıkarmadı...annem Eren kardeşle ikimizi bi zaptedip de resmimizi çekmeyi başaramadı bu akşam..Eren kardeş çok güzel takla atmayı öğrenmiş,ben o kadar atamıyorum ama biraz yuvarlanıyorum...yolda eve dönerken diyorum ki, Eren kardeşe gene geliriz demi anne,şimdi evimize gidiyoruz,başka zaman da gene gelcez... Eren kardeşimi seviyorum...

işte boks yaparken resimlerim:

18 Ağustos 2010 Çarşamba

kanatsız kelebek



babam kelebeğim diye seviyor beni...kanatlı kelebeğim diyor, ben kanatsızım diyorum,babam oğlum kanatlı kelebeğim ol nolacak dediğinde de ona diyorum ki ben kanatsız kelebeğim...kanatlarım yok ki bak bunlar kollarım,kollarım var benim...