30 Eylül 2010 Perşembe

esma ablam

dün akşam apdi dedemlerdeydik.esma ablam hasta olmuş,doktora gitmişler,sonra da oraya geldiler...apdi dedemler çok kalabalıktı,tokattaki büyük amcalar,halalar ,teyzeler...ooo çok kişi geldi...esma ablamı görünce sarıldım hep,kimseye dokundurtmadım...aybuke ablamı görünce de çıldırdım resmen,çok sevindim...esma ablama büyük halalar,dedemler sarılmak isteyince onlardan çekip aldım, yaa benim esmammm,zaten kaç saattir göremiyorum özledim ben esma ablamı,bıraaakk.... şeklinde kavga ettim herkesle,kimselere vermedim esmamı :) esma ablam da hastaydı ama hiç hali yoktu benle oynamak için,ama kıyamadı yine de oynadık biraz..geçmiş olsun canııımm...

28 Eylül 2010 Salı

geçmiş olsun zeynep irem...

zeynep irem biraz hasta olmuş...bebek sarılığı geçiriyor...hastanede kalmışlar halamla...ama şimdi evdeymiş,daha iyiymiş...alperen abim resimlerini gönderecekti bize ama unutmuş sanırım...annem bu resmi inci nur kardeşimin blogundan kopyalıyor...Allah iyileştirir seni kardeşim merak etme tamam mı...(birisi hasta olunca asaf yiğit böyle diyor hep) ...ben henüz göremedim ama...
işte zeynep irem...

27 Eylül 2010 Pazartesi

hastalık,sütsüzlük,oofff off!

grip oldum...iki gündür kötüyüm.babam o kadar sakındı beni kendisi gripken,annemle eve bile gelmedik bi gün ama yine de yakalandım şu gribe...üstelik de tam sütü azaltma olaylarına giriş yapmışken...pazar günü gündüz hiç süt vermedi annem bana,az çok yedim bişeyler...ama bugün kötüyüm,sadece biraz çorba içirebildi anneannem...ama napıyım şu grip az olan iştahımı da yok etti tamamen...
bu haftasonu adem dayımın düğünü var...anneannemde bi telaş bi koşturmaca ki sormayın...çok misafirler gelecekmiş...şu bir haftayı bi atlatsaydık hayırlısıyla...hastalığım çabucak geçer inşallah...

25 Eylül 2010 Cumartesi

yeni bi doktor daha...

bugün yeni bi doktora gittik...bu doktor amca da çok iyiydi...hoş-beş faslından sonra muayeneye geçtik...hiç canımı yakmadı,kan da aldırmadı benden...güzelce muayene oldum,bi ara ağladım biraz ama sonra anladım ki korkacak bişey yokmuş,sustum hemen...doktor amca dedi ki,artık sadece gece yatarken süt içecekmişim,gündüz her yemeklerden yiyecekmişim...ona dedim ki sabah ben zaten çorba yedim,mermicek çorbası yedim... karnıma baktı,ben  bi o çorbaları bulayım dedi...sırtımı dinledi,kulağıma,boğazıma baktı hep...sonra da ona teekkür ederim dedim,hoşçakal dedim ve çıktık...öpücüklü baybay da yaptım...
sonra annemin işyerinde biraz yazı yazdım,tuvaletimi yaptım ve babamla evimize geldik....

21 Eylül 2010 Salı

zeynep irem

bugün selma halamın bebeği doğmuş,yani doktorlar onu halamın karnından çıkarmışlar...bi kardeşim daha oldu yani...bu kız,adı da zeynep irem olacakmış...gözümüz aydın...annem resmini edinebilirse onu da ekleyeceğiz daha sonra...


Allah analı babalı büyütsün inşallah.sağlıklı sıhhatli,hayırlı bir ömür nasip etsin ...

20 Eylül 2010 Pazartesi

babamın sandaletleri...

babamın değişik bi ayakkabısı var,terlik gibi,sandalet deniyormuş...dün babama dedim ki , baba benim hiç böyle ayakkabım yok bana da bundan alır mısınn??? alırım tabii oğlum dedi..babam anneme anlattı sonra,üzüldüler annemle babam bu yaz bana iki tane ayakkabı almışlardı ama sandalet almamışlardı...ben de böyle güzelce isteyince kıyamadılar..annem başladı hemen,yavruuumm,kuzuuumm almaz mıyız biz sana demeye :):) ama yaz bitti artık sandaletler seneye inşallah...bu da böyle bir anı.....

büyük kaydırak

her haftasonu olduğu gibi bu haftasonu da parka gittik annemle kahvaltıdan sonra...büyük kaydıraktan geçen yaz çok güzel kayıyordum ama bu yaz nedense onu pek tercih etmiyordum,korkuyordum...nedenini annemler de anlayamadı...bu sefer annemin de biraz cesaretlendirmesiyle kaydırağın tüm merdivenlerini çıktım ve büyük kaydıraktan bir kez kaymam yeterli oldu..sonra bi daha,bi daha...artık kim tutar beni! bi de her kayışımda anneme diyorum ki; anne,var ya büyük kaydırak çok eğlenceli demii ?? annem çok mutlu oldu,ben de çok eğlendim,kaydırağın tepesinden anneme öpücükler gönderdim...baya da bi terleyip yoruldum ama...
   öğlen annem beni uyutup merve ablamla çarşıya gitmiş,sonunda elbise krizini çözmüşler merve ablamın :) uyandığımda babam vardı evde,oynadık babamla,film izledik...babamla da çok güzel vakit geçiriyoruz,değişik oyunlar oynuyoruz,lego yapıyoruz,bazen belgesel seyrediyoruz,bazen korkunç filmler ama babam yanımda olunca ben hiç korkmuyorum...mutluyum ben mutluyummmmmmm :):):)

18 Eylül 2010 Cumartesi

çay molası

zonguldak maceramın son durağı da bu şirin tesisti...hakkı dedem babama, giderken dorukan tünelinin orda bir çay için,çok güzel dedi..biz de büyük sözü dinledik ve orda kısa bi mola verdik çay ve (annem çok istediği için babamın dönüp dolaşıp aldığı) devrek simitleriyle...annemle babam semaverden çaylarını içerken ben de tavukların peşinde koştum,onlara simit verdim,havuzdaki balıklara baktım,biraz da hamakta sallandım...sonra da yolumuza devam ettik...günün cümlesi : baba bak yemyeşil ormanlar,çok büyük hem de, ama içinden gergedan da çıkıyo demi babaa??
:):)

17 Eylül 2010 Cuma

dönüş yolu...

ereğli...

bayramın ikinci günü ereğliye gittik akşam...sahil kenarında dolaştık,babamla yakalamaca oynadık,gözleme yedik,kahve içtik...ben kahveden bi kere alınca acı geldi ,daha içmiycem dedim...orda gözleme yapan,kahvelerimizi yapan ablalar vardı,beni çok sevdiler...annemle kahve almaya gidince,istersen parasını vereyim miiii deyişime bayıldılar...orda bi kardeşin tekerlekli oyuncağı vardı,yerden kocaman bi yaprak bulmuştum o yaprağı kardeşe verdim,o da bana oyuncağını verdi,oynadım biraz...sonra geri aldı o oynadı...diyorum ki biraz sen oyna biraz ben oynayım tamam mı??? anne bak kardeş benle oyuncağını paylaştı dedim,sonra o kardeşe teekkür ederim dedim...oturduğumuz yerin yanında büyük bi park vardı,orda bisürü köpek vardı,onlardan biraz korktum,babamın kucağına sığındım...hem sevmek istiyorum ama yaklaşınca da korkuyorum tuhaf bi duygu...deniz çok güzeldi,ama yüzemeyiz dedi babam çok soğuk şimdi dedi...kocaman gemiler vardı,ben onlara da binmek istedim ama babam başka zaman inşallah oğlum dedi...
akşam namazı için bi camiye gittik,annemle babam namaz kılana kadar ben de babamın yanında kıldım tabii...ama onlar namazı bitirip çıktı ben hala namazım bitmedi,dur bi de şu tavafta kılayım,aaa burası da cami mi diye caminin her köşesini dolaştım,annemle babam beni baya bi beklediler kapıda...dönüşte arabada uyuyakalmışım...

hey gidi karadeniz karadeniz....

bayramın ikinci günü akşamüstü deniz kenarında bir çay içelim dediler düştük yola...siz çay için ben kahve içcem tamam mı dedim...güldüler...önce zonguldak sahiliyken hedefimiz babam direksiyonu ereğli istikametine çevirdi...bunlar ereğliye varmadan durduğumuz bir yerdeki resimlerimiz...

bayramın ikinci günü: ilk cuma namazı...

bayramın ikinci günü sabah kahvaltıya selma halamlar geldi,çok mutlu oldum onlar gelince...alperen abime kahvaltı masasında sarılıp durdum,coştukça coştum...canııım,canııım diye sevdim onu...bi yandan da hakkı dedeme sarılıyorum...çok mutlu bi çocuktum görseniz...

kahvaltıdan sonra baktım evdeki bütün erkekler cumaya gidiyor,fikket amcaam,hakkı dedeem,babaaam,alperen abimmm...e bi ben mi kalacağım??? tutturdum ben de gitcem diye...alperen abim dedi ki hadi abicim abdest alalım gidelim birlikte...hemen abdest aldım,temiz kıyafetlerimi giydim ve düştüm cami yollarına...camide biraz uslu - biraz yaramazmışım :) ama olur o kadar dedi babam,iyiydi iyiydi dedi :) böylece ilk cuma namazımı da kılmış oldum,bayram namazını da kaçırmıştım ya bu telafisi oldu sanki...

namaza giderken kapıda çekti annem bu resmi :)
babamın kuzeni aytün amcanın traktörü var...traktörü yolun kenarında görür görmez anne ona binelim mii demeye başladım...sonradan öğrendik ki motor aytün amcanınmış,o da beni bindirdi,beraber sürdük,sonra ben kendi başıma sürdüm biraz da (sürdüğümü sandım daha doğrusu)...sonra bahçede mehmet amcayı izledim,bahçe suluyordu,o hortumu almam lazımdı,dedim ki istersen sana yardım edeyim mii??? ..mehmet amca yok,sağol sen izle dedi...biraz izedikten sonra ,yorulduysan sana yardım edeyim mi,ver istersen biraz da ben yapıyım deyince anladılar derdimi sanırım ki verdi hortumu bana da,biraz ben suladım bahçeyi...sonra büyük köpeği istedim mehmet amcadan,bu köpek benim olabilir miiiii??? diye...ayşe yenge takıldı bana biraz,burası bizim köyümüz dedi,hakkı dedeni döverim ben dedi,çekiştim onla sopamı göstererek burası benim köyüm hayır! hem hakkı dedem de seni öldürür...o senden daha da büyük... sonra ayşe yenge şaka yaptığını söyledi sarıldık,öpüştük, barıştık...

16 Eylül 2010 Perşembe

Hakkı dedemle köydeki resimlerimizden...


Posted by Picasa

mutlu bir bayram...

   öncelikle herkesim bayramı mübarek olsun...annem bayramda yazamadı malum zonguldaktaydık...bu bayram artık daha da farkında bir çocuktum o yüzden daha mutlu geçti bayramım...arefe günü akşamı gittik zonguldak'a,yolda yine uslu bi çocuk oldum,genellikle de uyudum hiç sıkıntı çıkarmadım annemlere...babam benim çok iyi bir yol arkadaşı olduğumu söylüyor,annemden bile iyiymişim :))
   bu bayram babamla bayram namazına gidecektim,pek hevesliydim aslında ama bayram sabahı annem kaldıramamış,anne çok uykum var uyuycam ben demişim,tabii sabah 06.30 da ancak bu kadar olur, yol yorgunluğunu da eklersek bayram namazı için umutlar kurban bayramına sarktı bakalım ,kısmet...
   bayramın ilk günü dedemin ,babaannemin,annemin ve babamın ellerini öptüm,kandilin mübarek olsun dedim (hala kandilde kaldı bizim oğlan :)) harçlık da aldım,çikolata da...kahvaltıdan sonra hakkı dedemin köyüne gittik...önce büyük dedelerin ve ninelerin mezarlarını ziyaret ettik,sonra babamın amcalarının evine gittik...hakkı dedemle dolaştım hep bahçelerde,köpekleri sevdim,ceviz topladım,bahçe suladım,ayşe yengeyle kavga ettim-barıştım,inekleri sevdim,onların sütünden içtim,traktöre bindim...tam bi köy çocuğu olmuşum :)
   ilk gün özet olarak böyle...resimler ve diğer günleri de ekleyeceğiz...

6 Eylül 2010 Pazartesi

serpil halam

cumartesi günü serpil halam geldi,halamla çok güzel anlaştık,sohbet ettik,akşam babam bizi gezmeye götürdü göksu parkına,orda bi göl varmış kocaman,ben de deniz sanmıştım...renkli renkliydi ışıklar yanıyordu...sonra salıncaklar vardı kocaman,çok hoşuma gitti,sallandım hep...halam çok sevdi beni,çok büyümüşsün dedi,çok güzel sohbetler ettim halamla,oynadım,bana değişik bi gofret almış tadını beğendim,bitirince babamdan aynısından yine istedim akşam :) inşallah alacakmış...serpil halam,okula gidecek benim oğlum diyor...ama bitek yemek yemeyişimden kaybediyorum yaa...yemeklerimi de güzelce yersem okula gidebilirmişim,yiyorum ya işte bu kadar,ben herşeyi sevmiyorum anlamıyorlar beni...ama hasta olursun diyorlar,bi de kansızlık olurmuşum sütü çok içip yemek yemezsem ama napıyım sütü çok seviyorum...bakalım zamanla düzelirim diye umud ediyorlar...bana kalırsa ben halimden memnunum :) bayrama az kaldı,heyecanlıyım tam olarak anlamını bilmesem de,sadece babamla bayram namazına camiye gideceğimi biliyorum bir de büyüklerimin elini öpüp harçlık alacağımı :) görüşürüüüüüüzzzzz....

1 Eylül 2010 Çarşamba

hevla yapıyorum :)

dün akşam annemin canı helva istemiş,geç saatte kalktı helva yapmaya,beni de çağırdı gel birlikte yapalım dedi..gittim hemen tabii ki :) sütle şekeri karıştırdım ben bi güzel,annem de hevlayı karıştırdı...anneme sorup duruyorum,şimdi napıcaz,buna ne katıcaz,o nee,bu nee??? annem de tarif verip durdu bana :):) babam aşağı inmişti,gelince beni gördü,oğluuum napıyosuun? dedi...dedim ki , hevla yapıyorum,anneme yardım ediyorum,bunu karıştırıyorum... babam çok güldü,çok hoşuna gitmiş,öptü ,kokladı beni...sonra resmimizi de çekti...helvayı yaptık annemle ama ben yemedim ,annem dedi ki oğlum  bak dondurmalı helva bu çok güzel,yer misin? - yok ben sadece dondurma yerim ,bana külahta dondurma ver... dedim,sadece dondurma yedim...coştum yine akşam,babamla oynadık,annem canavar oldu,biz de babamla onu yendik,kovaladık...sonra annemle asaf-anne oyunu oynadık,o asaf oldu,ben anne oldum...çok güzel oynadık,güldük,eğlendik...uyuduğumda saat 12ye geliyordu...işte resimlerim...