17 Eylül 2010 Cuma

ereğli...

bayramın ikinci günü ereğliye gittik akşam...sahil kenarında dolaştık,babamla yakalamaca oynadık,gözleme yedik,kahve içtik...ben kahveden bi kere alınca acı geldi ,daha içmiycem dedim...orda gözleme yapan,kahvelerimizi yapan ablalar vardı,beni çok sevdiler...annemle kahve almaya gidince,istersen parasını vereyim miiii deyişime bayıldılar...orda bi kardeşin tekerlekli oyuncağı vardı,yerden kocaman bi yaprak bulmuştum o yaprağı kardeşe verdim,o da bana oyuncağını verdi,oynadım biraz...sonra geri aldı o oynadı...diyorum ki biraz sen oyna biraz ben oynayım tamam mı??? anne bak kardeş benle oyuncağını paylaştı dedim,sonra o kardeşe teekkür ederim dedim...oturduğumuz yerin yanında büyük bi park vardı,orda bisürü köpek vardı,onlardan biraz korktum,babamın kucağına sığındım...hem sevmek istiyorum ama yaklaşınca da korkuyorum tuhaf bi duygu...deniz çok güzeldi,ama yüzemeyiz dedi babam çok soğuk şimdi dedi...kocaman gemiler vardı,ben onlara da binmek istedim ama babam başka zaman inşallah oğlum dedi...
akşam namazı için bi camiye gittik,annemle babam namaz kılana kadar ben de babamın yanında kıldım tabii...ama onlar namazı bitirip çıktı ben hala namazım bitmedi,dur bi de şu tavafta kılayım,aaa burası da cami mi diye caminin her köşesini dolaştım,annemle babam beni baya bi beklediler kapıda...dönüşte arabada uyuyakalmışım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder