22 Haziran 2011 Çarşamba

üçüncü gün: dünden daha kötü,ağlayarak gitti...

offff...oğlum,canımmmm...bu sabah ağlattı annesini kuzum ağladı da...bu sabah da tutturdu beni anneanneme götürün,ben okula gitmiycem,siz işe gidersiniz ben anneannemde kalırım...oğlum okulda öğretmeninin sürprizi varmış ,şöyle böyle... yok ...ağlaya ağlaya zorla bindirdim servise...alışacak mı? sevecek mi?? kafam allak bullak...Allahım yardım et!!....

21 Haziran 2011 Salı

ikinci gün:okula gitmiyceeeemmmm :(

dün okuldan gayet mutlu geldi oğlum,sevindik,iyi çok şükür severek gidecek diye düşünürken bu sabah okula gitmiyceeem diye mızırdandı baya,oğlum hani çok güzeldi,sevmiştin,bak arkadaşların çok güzel oyunlar oynayacak,yeni şeyler öğrenecek vs..yok,sevmiyorum diyor...üstünü zorla değiştirdim,servise zor yetiştirdik...sonra servis öğretmenini aradım gayet iyi dedi...iki kere de sınıf öğretmenini aradım...sabah peynirli sandviç yemiş..peynir :)) bu güzel,çünkü evde yemezdi...öğlense pilav varmış yine şansına :)) barbunya ve cacığı tatmamış pek tabii...umarım farklı lezzetlere de alışır kreş döneminde...ne zormuş Allahım,kalbim sıkışıyor sürekli...Rabbime emanet çocuğum,tüm çocuklarımız...çok zor, çok....

20 Haziran 2011 Pazartesi

kreşte ilk gün!


bugün oğluşumun kreşte ilk günü..sabah hüzünlendik biraz...oğlum kreşe gidene kadar sabırsızdı,hadi anne geç kalıyoruz okuluma diye sıkıştırdı evde beni..orda da ilk başta iyiydi ama bizim gideceğimizi anlayınca dudağını büzdü hemen,önce babasının sonra da benim boynuma sarıldı,bırakmadı...sonra kreşin müdüresi Şirin hanım oğlumun dikkatini başka yöne kaydırmaya çalıştı ve biz de ordan ayrıldık ...bi yandan mutluyuz,gurur duyduğumuz bi evladımız var çok şükür ve büyüyüp okullara gittiğini görüyoruz,ama bi yandan da öyle bir tedirginlik var ki,içimiz buruk,elimiz yüreğimizde...insanın canından çok sevdiği evladını başkalarına emanet etmesi ne kadar zormuş...
sabah kreşin önünde resmini çektim oğlumun alelacele,ilk günün anısına...sonra zaten ne resim geldi aklımıza ne bişey...oğlumu bırakıp geldikten sonra birkaç kez öğretmeniyle görüştüm,iyi olduğunu ve bizden sonra hiç ağlamadığını söyledi...inşallah oğlum mutlu bir şekilde gelir bu akşam ve hep severek gider okuluna...canım oğlum...babasının koklamaya kıyamadığı kuzusu,annesinin gül kokulusu herşey senin için oğlum,herşey senin güzel yetişmen için...seni çok seviyoruz...

14 Haziran 2011 Salı

tanışma günü...

Bu sabah annem,babam ve ben kreşe gittik,okulumu görmem ve öğretmenlerimle,arkadaşlarımla tanışmak için...okulumu çok sevdim...öğretmenim beni gezdirdi,oyun odasını çok sevdim...pazartesi günü okuluma başlayacağım inşallah...dönüşte arabada ağladım,okulumda kalmak istiyorum,eve gitmeyelim diye...

13 Haziran 2011 Pazartesi

babamın bana sürprizleri vardı bu haftasonu...cumartesi akşamı işten geldi anneannemlere,(bu hafta anneannemde kalıyorum,haftaya kreşe başlayacağım inşallah bu arada) beni kuaföre götürdü,saçlarımı biraz kestirdik ama çok kısa değil....sonra yürüdük biraz beraber,markete gittik,oyuncak aldık...evin önüne gelince dedim ki babama,baba ama biraz da arabayla gezelim...babam arabayla da bi tur attırdı bana ...
pazar günü kahvaltıdan sonra optimuma gittik,önce sinemaya Kungfu Panda filmine,böyle gözlüklerle izleniyo :) çıkışta anneme anlattım biraz filmi,beğendim dedim...sinemadan sonra oyun alanına da gittik...sonra benim canım baklava istedi,baklava da aldı babam yedim bi güzel ellerim yapış yapış...eve dönerken yolda uyuyakaldım...apdi dedemlere gittik dönüşte,murat dayım da oraya geldi bi ara,öyle bi coşup oynadım ki onunla,şımardım da şımardım...pazar akşamı babam evimize geri gitti ben annemle anneannemlerde kaldım,gitmesin diye sarıldım babama bırakmadım ama iş kıfayetlerini getirmemiş,gitmek zorundaymış...sonra gelecekmiş yine...

6 Haziran 2011 Pazartesi

hikayeden çıkardığımız ders!

Akşam hikaye okuyoruz.önce korkak tavşanı okuduk,sonundaki soruları soruyorum,Asaf da cevaplıyor..güzel güzel yanıtlar veriyor hepsine..sonra tilki hikayesi var onu okudum,işte tilki akşam yemeği için ne yesem diye düşünmüş,bi bahçedeki üzüm bağı gelmiş aklına,en iyisi onları yeyim diye gitmiş bahçe kenarına,ama bahçe duvarı çok yüksekmiş ve asmalara ne kadar hoplasa zıplasa da uzanamamış tilki,en sonunda da zaten üzümler olgunlaşmamıştı diye evine dönmüş üzgün ve bitkin bi şekilde...hikayemiz özetle böyle...neyse sorulara geçtik,işte tilki ne yapmış,ne düşünmüş hepsine hikayeye uygun cevaplar verdi oğlum.sonra bu hikayeden nasıl bir ders çıkarabiliriz,yani sen ne anladın oğlum dedim..cevabı :
-merdiven kullanmak!!
-ne!! (kahkahalar atıyorum ama ben)...merdiven mi? neden oğlum?
tilki merdiven kullansaydı üzümlere uzanırdı,çünkü çok yüksekteydi ya oyüzden...işte bu hikayeden anlamamız gereken budur anne!
aklını seveyim oğlum,çözümleyen aklını seveyim senin..maşallah kuzuma ...

2 Haziran 2011 Perşembe

algıda seçicilik :))

akşamüstü babası işten gelmiş,asaf yemeğini yiyor anneannesiyle...tv.de haberler açıkmış demek ki,babasına demiş ki ;
baba antalyada yağmur yağıyormuş,sen gitme oraya tamamm mı ıslanırsın orda,burdaki işine git .. :)
 yavrum,babasının antalyaya gitmesi çok içine oturmuş çocuğumun,çok özlemiş demekki antalyayla ilgili haber dikkatini çekiyor ve gitmesini istemiyor artık ...