18 Haziran 2012 Pazartesi

yaz tatili...yeni saçlar...

Okulum tatil oldu, anneannemde kalıyorum on gündür...güzel vakit geçiriyoruz ama şu anneannemin işleri de olmasa :) temizlikler,uğraşlar hiç bitmiyor...annemle babamı özlüyorum ama anneanneme de hiç sıkıntı çıkarmıyorum...cumartesi günü küçük  bir ev kazası geçirdim,anneannemi baya korkuttum ve üzdüm ama neyse ki parmağımda kırık falan yokmuş...sandalyede ters oturuyordum,oynarken devirdim sandalyeyi ve sol elimin baş parmağı altında kaldı,kocaman şişti,hemen hastaneye gittik,filmini de çektiler ama kırılmamış sadece ezilmiş...pazar günü akşama kadar hala elimi kullanamıyordum...saçlarımı kestirdik ,babam aslında cumartesi götürecekti beni kuaföre ama tam babam gelirken hastaneye gidiyorduk ve babam beni hastaneye götürünce kuaföre gidemedik tabii..pazar günü Semoş halamlara gittik kahvaltıya çağırmışlar bizi,akşama kadar orda kaldık..Ayşe Beren'i incitmeden sevdim biraz kıskansam da tabii...babamla ve Uğur enişteyle birlikte kuaföre gittik,giderken şımarık pozlar verdim babama :) akşam annemle babam eve giderken mızırdandım,ağladım biraz ben de gelcem diye ama onlar işe gideceklermiş o yüzden anneannemde kalmaya devam... işte resimler...




















akılda kalan cümleler....

- babacııım,saçlarımı kestirelim mi ama kısa olsun...
-neden oğlum? kestircez ama sen neden acele ediyorsun?
- çünkü bana kız diyorlar! 
-kiiim??
- yani tanıdıklarımız değil de, tanımadığım yabancı insanlar...kız mısın diye soruyorlar bana!!! 

.......................................................................................................................

- anne ,gelirken bana bi süpriz alır mısın? ama oyuncak olsun,kamyona dönüşen robot alır mısın...?
- oğlum ama sen de çok zor bişey istiyorsun,ben nerden bulayım kamyona dönüşen robotu?
- mağazaları gez, gez bulursun anneeee ...
.................................................................................................................
pazar günü simit vs.alalım diye eryamanda fırıncı orhan'da duruyoruz...babası gidiyor içeri,Asaf başlıyor...
- anne babam bana da bi oyuncak alsıınnn...
- oğlum burda oyuncak satlmıyor ki ,burası bizim evin ordaki günaydın ekmek fırını gibi bi yer, ekmek olur,poğaça ,börek olur burda...
- buranın adı ne anne?
- fırıncı orhan....
- neden öyle demişler peki???
- buranın sahibinin adı Orhanmış heralde oğlum, o da fırında çok güzel poğaçalar,börekler falan pişiriyormuş o yüzden adını böyle koymuşlar buranın...(diyerek kendimce açıklıyorum:)) ve oğlum yine konuşturuyor felsefesini )
- anne, fırıncı orhan kapalı bi isim,ama günaydın açık bi isim...(günaydın bizim ekmek fırını )
- ne demek istedin oğlum? nasıl yani açık-kapalı???
- yani anne ,günaydın herkesin bildiği bişey,var ya hani günaydın türkiye :)) ...ama fırıncı orhan daha önce duymadığımız bi isim ,işte o yüzden diyoruuuuummmmm....
.......................................................................................................................









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder